İnsanın bu dünya yolculuğunda var oluşun sırını kavrama ve beşeriyetten insaniyete geçiş için gerekli adımları atma gibi asli bir görevi bulunmaktadır. Hepimizin malumu olan bu görevi, hakkı ile yerine getirenler hem bu dünyalarını hem de gelecek dünyalarını mamur ederler.

Hayat kitabımızda, her şeyin Maliki olan Rabbimiz, bize bu görevi nasıl yerine getireceğimizi tüm detayları ile anlatmış. Peygamber efendimiz örnek bir yaşam ortaya koyarak hayatın nasıl inşa edileceğini bizlere öğretmiştir.

Daha ilk gelen ayetlerde, yetime sahip çıkmanın, yoksulu doyurmanın önemini Rabbimiz vurgulamış, Bakara, Nisa, Enam, Enfal, İsra gibi birçok surede yeniden yeniden bu konu üzerinde durmuş ve kullarına bunu hatırlatmıştır.

Rabbimizin bize emaneti olan yetimlerimiz, bizim için çok büyük bir önem arz etmektedir.Kamil insan olma yolundaki mücadelemizde, yetim yavrularımız, bizler için tutunacak dallar hükmündedirler.

Kadim ve usanmaz düşmanımız olan şeytanın hilelerine karşı ayaklarımız kaymadan, tökezlemeden yolumuza devam edebilmemiz için;yetim yavrularımıza yakın durmamız, onların yakınında durmamız ve onları yakınlarımız olarak bellemiz olmazsa olmaz bir gereklilik hükmündedir.

Onların bize olan ihtiyacından fazla belki de bizim onlara ihtiyacımız bulunmaktadır. Yaradan, onların varlığı ve içimizde bulunuşuna bizler için büyük sırlar yüklemiştir.

Bizler, yetime sahip olan toplumların dünya ya hükmettiğini biliriz.

Yetimi güldürenlerin, kendi yüzlerinden de gülmenin hiç eksik olmadığını biliriz.

Yetim güldüğünde dünya güler, yetim ağladığında dünyada huzur kaçar. Bunun bilincinde ve fevkindeyiz.

Yer yüzünde var olan huzursuzluğun kökeninde, her geçen gün artan yetim sayısı ve bu yetimlere hakkı ile sahip çıkılmaması yatmaktadır desek herhalde yanılmamış oluruz.

Bu gün dünyada Birleşmiş milletlerin belirlediği rakamlara göre 250 milyon civarında yetim bulunmaktadır. Bu yetilerin büyük bir çoğunluğu İslam dünyasındadır. Doğal afetler ve savaşlar sonucunda yetim kalan çocuklarımız kendilerine sahip çıkılmasını beklemektedir. Bizim sahip çıkmadığımız yetimlere başkaları sahip çıkmaktadır. Onları, ya insanlık dışı anlayışlara mahkum etmekte yada kendi çıkarlarına alet etmek için yetiştirmektedirler.

Şunun farkında olalım ki Hristiyan dünyası bizden çok daha fazla yetime sahip çıkar durumdadır. Ve yetime sahip olmalarından dolayı dünyaya da hükmeder durumdadırlar.

İslam dünyasının, bu gün içinde bulunduğu parçalanmış, perişan halinden kurtuluşu yine kendinde, kendi özünde saklıdır.

Bizler yeryüzüne Rahmet olarak gönderilmiş bir peygamberin ümmetiyiz. Yeryüzünde iyiliği ve esenliği hakim kılmaya emr olunmuşuz. Öyleyse yapmamız gereken emr olunduğumuz üzere dosdoğru olmak ve iyilikte buluşmaktır.

Bu iyiliğin adresi öncelikle yetim yavrularımızdan geçer.

Artan bilinçle görevi kuşanmak ve koşarak hayırlarda yarışmak umuduyla….

 

Mustafa Yenipazar

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.