Üç tür kültür vardır diyor yeni dönem sosyologlar;

1- Köy kültürü    2-  Kasaba kültürü     3- Şehir kültürü

Yukarıda yaptığımız sınıflandırmada kullandığımız tabirlerin tamamı sosyolojik kavramlar bağlamında değerlendirilmelidir.  Yani; adı kasaba olmasına rağmen şehir, adı şehir olmasına rağmen köy veya adı köy olmasına rağmen kasaba kültürünü yaşayan ve yaşatan topluluklardır bizim kastımız. Tanımlamalarımızın esasını bu anlayış teşkil eder.

Bu açıklama doğrultusunda devam edelim. 

Köy kültüründe; o kültürel eğilimin sahibi fertler genel olarak zorlu bedensel işlerle uğraştıklarından enerjilerini gün içerisinde tamamen tüketirler ve boş konuşmaya ayıracak çok fazla vakit bulamazlar. Kısa süreli birlikteliklerin dışında birbirlerini pek göremezler.

Şehir kültüründe, zaman en önemli sermaye en kıymetli değerdir. Bu kültürün fertlerinin, yoğun bir çalışma temposu içerisinde, gerçekten muhabbet olarak değerlendirilebilecek sohbetlere ve içi dolu olarak geçecek değerlendirme toplantılarına vakit ayırmak dışında bir zamanı heba etmeleri mümkün değildir. Şehir kültüründe, insanlar önlerindeki işe yetmeye ve toplumsal menfaatleri gözetmeye gayret ederler.

Kasaba kültüründe, hayat son derece durağandır. Bu kültürün fertlerinin boşa harcayacakları vakitleri sınırsızdır. Çalışmayı sevmezler, başarısızlıklara bahaneler üretirler. Kişiler üzerinde konuşmayı çok severler. Aldıklarında beğenmez, alamadıklarında gayret göstermezler. Günlerini dedikodu ile geçirir birliktelik adına ortak değerler üretemezler. Beraber yaşar ama birbirlerinden çok haz etmezler..

Kasaba kültürü tüketen, köy kültürü sürdüren, şehir kültürü üreten bir kültürdür.

Bir arada bulunan her toplum şehirli bir toplum olma yolunda gayret sarf eder/etmelidir.

Birlikte yaşamayı başarabilen insanlar ister istemez bu evrelerden geçerler. Kasaba kültüründe takılıp kalan toplumlar en kısa sürede şehir kültürüne geçişi başarmazlar ise bulundukları konum her geçen gün daha büyük sıkıntıları beraberinde getirecektir.

Bizler Kütahya da toplumsal olarak hangi kültürün temsilcisi olmayı başarabilmişiz hep birlikte bunun kararını verelim.
Kütahya hepimizin malumu olduğu üzere köklü tarihi geçmişi olan bir şehir.

Yakın dönemde bir çok şehrimizde olduğu gibi, Kütahya’nın da tarihine sahip çıkılmamış ve kendi haline bırakılmıştır.

Buda tarihi geçmişi olan şehirlerin metruk ve yaşlı birer şehir görüntüsü almasına sebebiyet vermiş.

Bugün Kütahya’nın kentsel olarak en büyük problemi budur bendenize sorarsanız.

Bu konunun üzerine özel bir ekip kurularak gidilmelidir. Hem Kütahya için, hem de Türkiye genelinde bu durumda ki diğer iller için ortak bir çözüm üretilmelidir. Kütahya bu durumdan en çok muzdarib olan bir il olarak bu konuyu hem ulusal gündeme taşımalı hem de çözümünde öncülük etmelidir.  
  
Bu durum Kütahya’nın moral değerlerine olumlu katkıda bulunacağı gibi terkedilmiş bir şehir görüntüsünden kurtularak tarihi bir şehir görüntüsü kazanmasına vesile olacaktır.
Problemin çözümü için:

1-Bu konu gündemden asla düşürülmeden problemin çözüme kavuşturulmasına kadar dağıtılmayacak bir heyet tarafından takip edilmelidir.

2-Bu heyetin içinde Belediyeden, Valilikten, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden, Meslek odalarından ve ilgili sivil toplum kuruluşlarından temsilciler bulunmalı ve üst düzeyde desteklenerek takip edilmelidir.

3-Hedef belirlenmeli, sonuç için zaman tayin edilmeli, kamuoyu çalışmalarla ilgili bilgilendirilmeli ve heyet sürekli desteklenerek motive edilmelidir.
4-Somut olarak sonuç alınmadan konu gündemden asla düşürülmemelidir.

Gelin bu ve buna benzer sorunlarımızı belirleyelim, tartışmaya açalım ve bu kentin sakinleri olarak takipçisi olalım.
Seçimlerde ortaya çıkacak adaylarında bu konularda somut çözümlerini kıyaslayarak onları değerlendirelim.

Ne dersiniz?
 
Mustafa Yenipazar
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.