Seçim sürecine girdiğimiz şu günlerde, kış mevsimine rağmen, yaşadığımız atmosfer daha bir ısınmaya ve siyasî hava giderek yaz güneşinin ısıttığı meyveler gibi olgunlaşmaya başladı. Memleketimizin mümbit topraklarında öyle bereketli bir aday sürgünü var ki, hizmete talip olan bu kadar çok sayıda yetişmiş nitelikli insan için gurur duymamak elde değil.

Bu süreçte şu iki soruya doğru cevap vermek çok önemli: 1. Vekil adayı olan seçkin arkadaşlarımızın milletvekili olmaktan beklentileri nelerdir? Bu kadar emek, zorlu mücadele ve koşuşturmacanın sonucunda ne elde etmek isterler, aslında neye taliptirler?
2. Vatandaşlarımızın kendisini temsil edecek olan vekillerimizden beklentileri nelerdir? Bireysel olarak seçmen kendisi ve ailesi için ne ister, toplumsal olarak da yaşadığı  şehir ve bölge  için neler yapılmasını bekler?

İlk sorunun cevabı olarak, bütün milletvekili adaylarımızın tamamının üstün ahlâkî meziyetlere sahip olduğunu ve nezih düşüncelerle, temsil ettiği halkına  özveriyle en iyi şekilde hizmet etme aşkı ve heyecanında olduğunu varsayıyoruz.

İkinci sorunun cevabı; hemşehrilerimizin öyle canını sıkan ve  derin nefes alarak iç geçirten o kadar çok yüksek beklentileri ile dolu ki, sabaha kadar süren memleket kurtarma muhabbetleri  hep bu konular etrafında cereyan eder.

Sözgelimi Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Kütahya’mız nüfus itibarıyla Türkiye’nin 11. büyük ili olmasına rağmen günümüzde 36. sıradadır. Bu sıralamada gerilememizin nedeni, çeşitli nedenlerle ilimizden büyük illere olan göçlerdir. Halen nüfus erozyonumuz devam etmektedir. Aslında sayın milletvekili adaylarımızın talip olduğu şey, ilimizi göç veren bir şehirden göç alan bir şehir haline getirecek çalışmalara imza atmaktır.

Bu bağlamda coğrafî konum olarak Kütahya;  Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya gibi büyük şehirlerimizin tam ortasında yer almasına ve hemen hemen hepsine de  ortalama 350 km uzaklıkta olmasına rağmen bu stratejik konumdan tam anlamıyla yararlanamamaktadır. Vekil adaylarımız, işte bu jeo-stratejik konumun Kütahya’mızın gelişmesine hızlı bir ivme kazandırması için yapılabilecek, öncelikle ulaşım ve tanıtım gibi çalışmalara taliptir.

Ayrıca çalışan nüfusumuzun %40’ı tarım sektöründe istihdam edilirken, % 25’i sanayi sektöründe ve %35’i de hizmet sektöründe faaliyet göstermektedir. Nüfusumuzun çoğunluğunun çalışmakta olduğu tarım sektöründen elde ettiği reel  gelir, ancak kendi karnını doyurmaya yetmektedir. İstihdam alanlarının ağırlıklı olarak sanayi ve hizmet sektörlerine kaydırılması gereği aşikârdır. Bu anlamda vekil adaylarımız, Kütahya’mızda 7 ayrı bölgede termal alanımız olduğu göz önüne alınırsa, bu doğa harikası yörelerin jeotermal enerji, termal sağlık ve termal turizm açısından azami düzeyde etkinleştirilmesine talip demektir. Ne yazık ki; doğal sıcak su kaynaklarımız açısından memleketimiz bu kadar çok zengin olmasına rağmen, Kütahya’mızda termal turizme yönelik olarak sadece 1 adet 5 yıldızlı otel bulunmaktadır. Bu bölgelerin yatırımcılara tanıtılması ve insanlar için  câzibe merkezi haline getirilebilecek tesislerin kurularak istihdama kazandırılması, değerlendirilmesi gereken bir hedeftir.

Sağlık alanına baktığımızda,  Türkiye genelinde 580 kişiye 1 doktor düşerken, Kütahya’mızda 950 kişiye ancak 1 doktor düşmektedir. Bu açıdan Türkiye ortalamasının oldukça gerisindeyiz. Ayrıca yataklı tedavi kurumları açısından DPÜ Tıp Fakültesi Hastanesi ile Evliya Çelebi Devlet Hastanesi, halen bir karmaşa içerisinde aynı binada, hem hastalarımıza tanı ve tedavi hizmeti sunmaya ve hem de öğrencilere tıp eğitimi vermeye çalışmaktadır. Bölgesel olarak daha gelişmiş sayılan ülkemizin batı kesiminde yer alan ilimizde, bu elbette kabul edilebilir bir durum değildir. Vekil adaylarımız, işte tam da bu dengesizliği düzeltmeye taliptir.

Buna benzer örnekleri çoğaltmak mümkündür. Ancak özetle şu anlaşılıyor ki; gerçekte milletin vekili olmakla kaldırılabilmesi zor, büyük bir yükün altına girilmekte ve çok büyük bir sorumluluk alınmaktadır. Seçilecek vekillerin bu milletin sırtına basarak, insan nefsinin en büyük zaaflarından biri olan makam hırslarını tatmin etmenin ötesinde, milletimizi tutup sırtlarına alarak ilerleme gayretinde olacaklarından eminim. Zaten vekil adaylarımızın da bu millete yük olmak değil, bu milletin yükünü almak amacında oldukları inancındayım.

                                                                                                               Reşat UYAR
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner205