Numan Bey ile Tayyib Bey buluşmasının, toplumda kahve muhabbetlerinden, sosyal paylaşım sitelerine bu kadar fazla akis bulması, seçim sathı mahalli dışında ülkemizde çokça görülmeyen bir haldir.
İnsanımız siyasetle sadece seçim dönemlerinde ilgilenir. Bu durum batı zihinli pek çok araştırmacı tarafından halkımızın genelinin apolitik(siyasetten uzak) olarak tavsif edilmesine yol açar. Bu, halkımızı batı halklarıyla aynı gören(aynı olmasını isteyen) kesimin, her zaman yaptığı elma ile armutu toplamaktır. Bu tipler, Numan Bey ve Tayyib Bey buluşması gibi konuların halkın gündemin oturduğunu görünce de hemen diğer hazır etiketini çıkarır ve der ki, Türk toplumu politize olmuş.Bu birbirine zıt iki halin yani apolitik ve politize olmanın, nasıl art arda oluşabildiğiyle ilgili olarak düşünmez. Aslında düşünür ve bilir de, bize söylemez.
Bütün korkuları şudur; bu toplum kendisine dayatılanın dışında başka ufuklara da sahip olduğunu ya anlarsa, atalarının boşuna yaşamış, hiç görüşleri yokmuş, tamamen hüda-yi nabit yaşamış insanlar olmadığını fark ederse vay hallerine…
O zaman bu halk anlayacak ki Tanzimat, meşrutiyet, cumhuriyet sürecinin halkası olan demokrasi ve liberallik bize dayatılan, bizle alakası olmayan ve olamayacak zırvalardır. Demokrasi, her kapıyı açacak bir maymuncuk olarak empoze edilse de başı sonu belirsiz, toplumun normalde değer vermeyeceği, güvenmeyeceği kimselerin yüzlerini, kimliklerini, hedeflerini maskeleyerek sanki toplumun yararı için ileri sürülmüş görüşlermiş gibi kendi fikirlerini topluma mal edebildikleri tehlikeli bir ideolojidir.
Halkın bunu fark etmesi için öncelikle aydınların(İslamcıların) uyanması gerekiyor. Sezai Karakoç’un da belirttiği gibi Aydınların, batıdan gelen üç cereyandan Batıcılık, Milliyetçilik ve Demokrasi’den kendilerini kurtarmaları gerekiyor. Bu gün fetret devirlerinin en korkunçlarından birini yaşıyoruz. Batıdan çare diye aldıklarımız çare olamadı ve tam tersine fetreti büyüttü.
Tayyib Bey ve Numan Bey birlikteliği üzerine yapılan değerlendirmelerde son dönemde daha devletçi, daha merkeziyetçi ve daha milliyetçi(ulus) bir noktaya kayma tehlikesiyle karşı kaşıya kalan Ak Parti’nin Tayyib Bey’in bu hamlesiyle Suriye, Kürt ve Alevi meselesinde tıkanmışlığı aşmak için yeni bir fırsat yakalayacağı dile getiriliyor.
Tayyib Bey tam zamanında ve en kritik noktada kendi siyasi geleneğinden gelen Numan Bey’i davet ederek bütün bu sorunlara karşı daha İslami ve daha Millî(medeniyet) politikalar üretmeyi tercih etmiş oluyor.
Türkiye’nin tarihin bu döneminde karşı karşıya olduğu iki tehlikeden milliyetçilik(kavim) tehlikesini bu şekilde bertaraf etmesi mümkün gözüküyor. İnşaallah da edecektir. Bir diğer tehlike olan dünyevileşmeye, sekülerleşmeye karşı ise davet edilmesi gerekenler ile ilgili olarak Tayyib Bey’den adımlar atmasını bekliyoruz.
Kimi ve kimleri davet etmeli?
Bizi, bizleri, parti kadrolarını, siyasileri, seçmenlerini yani Müslümanlık iddiasındaki herkesi davet etmeli. Nereye? İslam olmaya, teslim olamaya…. Kime mi? duyamadım.
Bir soru daha. Niye Ak Parti ve Has Parti değil de Tayyib Bey ve Numan Bey ? Sizce neden?
Yoksa siz hala seçmenleştiremediklerimizden misiniz?


Mustafa Önsay
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.