Şehirlerin kimliğini ne belirler?

İnsanlar gibi şehirlerinde bir kimliğinin ve kişiliğinin olduğu hepinizin malumudur.

Bazı şehirler vardır dinamik, atak şehre girdiniz mi bir hareket sizi de sarar, kuşatır alır götürür. Şehri terk edesiye kadar aynı hareketlilikle yaşarsınız zamanı. Bazen o şehirden daha durağan bir şehre gittiğinizde aradaki farkı hemen hissedersiniz. Yeni gittiğiniz şehrin haleti ruh iyesi sizi kaplayana kadar bir öncekinin hareketliliğini kendinize özgü olarak yaşamaya devam edersiniz. Tüm sokaklarında tüm köşelerinde şehrin dinamizm hâkimdir.  Bu şehirde tüm mevsimlerin ayrı bir güzellikle arzı endam ettiğini görürsünüz. Ama malasef şehir onları görmez. Çünkü koşuşturmaca dan kimseye bakmaya fırsat yoktur. Bu şehirler çok üretirler ama bazı şeylerin farkına varamadan onları kaybederler.
 
Şehirlerin bazıları, geçmişten kopmamak ve değişime direnç göstermek duruşu sergilerler. Bunu bilinçli olarak yaptıkları bu benim tercihim dedikleri her hallerinden bellidir. Geçmişten getirdiği tüm değerleri, ben bunlarla benim dercesine öne çıkarır bu şehirler. Orada kendinizi tarihin koridorlarında gezer gibi hissedersiniz. Şehir, sanki bu zamana ait değilmiş gibidir. Sizi de kendi zamanına alır götürür. Orada yeni yapılmış her şey eğreti durur. Yeni olmasına rağmen şehrin tarihi yapısına benzetilmiş olanların dışında kalan tüm yapıları şehir dışlamış gibidir. Sizde onları o şehre yakıştıramazsınız. “Tarihi iliklerime kadar hissettim” dediğiniz şehirler bu kimliktedir. Kimliklerinden çok memnundurlar ve değiştirmeye de hiç niyetleri yoktur.
 
Bazı şehirlerde gizli bir hüzün hâkimdir. Biraz melankolik biraz liriktirler. Bu şehirlere, mevsimlerden en çok sonbahar yakışır. Sarının her tonu o şehri ifade eden renk olarak öne çıkar. Burada yaşayanlardan sağlam şair, etkili bestekâr çıkar. Bu şehirler kendi içinde dinamik ama dışa karşı durağan gözüken şehirlerdir. Hüznü sevdiklerinden hüzün mümbit üzüm bağları gibi salkım salkım verir bereketini şehre. İsimleri nasılsa bilinir. Sebebi bilinmez ama bilinir. Nesiyle öne çıktığını belki kimse söyleyemez. Bilin ki o şehirler hüzünleriyle öne çıkıyorlardır.

Hırçın şehirler vardır birde. Kendiyle de kavgası hiç bitmez. Onların mizacı öyledir. Yoksa bakıldığında hırçınlığına bir sebep bulunamaz. Bu şehirlerin insanları da bir türlü içsel durağanlığı yaşayamazlar. Sürekli bir şeylere kızarlar. Sanki birileri hep onları tutuyormuş bibidir. Şehir de başlamış bitmemiş yapılar görürsünüz. Bir hareketlilik hissedersiniz ama sizi yorar. Gerginlik sizde farklı bir arayışı beraberinde getirir. Bu şehirlerin uyanık insanlarından başarılı sporcular çıkar ama onlar bunu farkına varmadan geleneğe bağlarlar.

Kararsız şehirler vardır. Bir yukarı bir aşağı, bir sola bir sağa… Şehrin coğrafi yapısı bile karakterini ele veriri. Ne düz dür ne tepelik, ne yamaçtadır ne ovada. Irmakları, dereleri bile kararlı akmaz. Bazen coşkun görürsünüz bazen bitkin. Suları ne çok sıcaktır nede çok soğuk. Ortada kalmıştır besbelli. Ne oh diyebilirsiniz nede yandım. Kararsızlığının sebebi zevaili idare etmek midir, yoksa bu kendi tercihi midir? Bunun adını bile tam koyamazsınız. Hem sanayi hem turizm hem tarım hem eğitim şehri olmak isterler bu tip şehirler. Ama kararsızlıklarından hiçbiri olamazlar.  Sizde şaşırırsınız bu şehirlerde, şehrin kararsızlığı size de sirayet eder çarçabuk. Şehrin caddelerinde yürürken kendinizi biranda, arkadaşın dükkânına mı ziyarete gitsem, yoksa alışverişe mi konumunda karasız bulabilirsiniz.

Kahraman kimlikli şehirler vardır, insanlar gibi duruşu ile bile bunu dışa vururlar. Bu şehirlerin dağlarının başı karlıdır, rüzgârları sert ve güçlü eser. Suları soğuktur. Toprağından çeşidi az ama kalitesi yüksek ürün alırsınız. Diğer şehirleri korumak ister gibi sanki en önde dururlar. Ben de varım, derler bu şehirler her zaman. Diğer şehirlerin tamamı tanırlar onu ve saygı duyarlar. Yerleri başkadır bu şehirlerin, herkes sever. Ama kimliğini korumak için, bu şehirler, en çok gayreti sarf etmek zorundadırlar. Bunu bilip buna göre hararet etmezlerse her şeylerini kaybedebilirler.

İlk başta kahraman kimlikli şehirler olmak üzere tüm şehirlerin kendisine ihtiyaç duyduğu bilge kimlikli şehirler vardır. Bu şehirlerin birçok kimlikten izler taşıdığını ama en öne çıkan yapısının bilgelik olduğunu görürsünüz. Her zaman kendine çeken, cezbeden bir yapısı vardır. O şehirlere uğradınız mı daha uzun süre kalasınız gelir. Bilemediğiniz bir ses size o şehrin sevilmeye, saygı duyulmaya ve sahiplenilmeye değer olduğunu fısıldar durur. Şehre, günler bile reveransla girip çıkarlar. Seneler, o şehre hürmetten nasıl geçtiklerini anlayamazlar. Mevsimler, şehrin, her gelişlerinde kendilerine yeni bir şey öğrettiğini konuşurlar aralarında. Kentlerin bilge insanları, o şehirde toplanmaktan onur duyarlar. Zamanla çoğunun şehri olur o şehir. Böylece kimliğine yakışır bir donanımı da kazanmış olur. Bu şehirler tarihin yazdığı ve asla unutturamadığı şehirlerdir.

Elbette yazılacak diğer şehirlerde vardır şehirlerin kimlikleri bunlarla sınırlandırılamaz.
Son söz olarak girişteki soruma geri dönüyor ve soruyorum: Şehirlerin kimliğini ne belirler?
    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.