MALAZGİRT ANADOLUNUN GİRİZGAHIDIR    
                               
İnsan dünyaya merhaba derken sadece et ve kemiktir.
Sonra onu hemen  sarar sarmalar örterler.
Hayat denen serüven başlamıştır.
Giyinir, kuşanır, yer , içer ve sonunda göç eder gider.
Son elbisesi dikişsiz, nakışsız ve bembeyaz bir bez parçasıdır.
Yunus'un öz deyişiyle:
Ana rahminden çıktık pazara
Bir bez aldık döndük mezara.
Yıl bin yetmiş bir..
Aylardan ağustos..
Günlerden Cuma..
Vakit Cuma namazı sonrası..
Anadolu'nun kapısı bellediğimiz Malazgirt meydanında bir bahadır.
Üzerinde bembeyaz elbisesi 41 yaşında bir Alperen. 
Dudakları kıpır kıpır.
Belli ki, dua ediyor. 
Belli ki, Rabbiyle halleşiyor. Dilleşiyor.Ve dertleşiyor..
Engin bakışlarıyle ufku dolaşıyor.54 bin cengaver civanmert, pür dikkat onu gözlüyor. Sözün bittiği yerde hem sultan, hem alp, hem de arslan olan Sultan Alparslan söze başlıyor.
"Kumandanlarım, askerlerim!.
Biz ne kadar az olursak olalım. Onlar ne kadar çok olurlarsa olsunlar. 
Bütün müslümanların minberde  bizim için dua ettikleri şu saatte kendimi düşman üzerine atmak istiyorum.
Ya muzaffer olur,gayeme ulaşırım.
Ya da şehit olarak Cennete giderim.
Sizlerden beni takip etmeyi tercih edenler beni takip etsinler.
Ayrılmayı tercih edenler gitsinler.
Burada emreden Sultan emredilen asker yoktur.
Zira bugün ben de sizlerden biriyim.
Sizlerle birlikte savaşan gaziyim.
Beni takip edenler ve nefislerini yüce Allaha adayanlardan şehit olanlar Cennete, sağ kalanlar ise ganimete kavuşacaklardır.
Ayrılanları ahirette ateş,dünyada da alçaklık beklemektedir.
Ya Rabbi !Seni kendime vekil yapıyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğrunda cihad ediyorum.
Ey Allahım! Niyetim halistir, bana yardım et.
Eğer sözlerimde hilafım varsa beni kahret."
Bu hitabe teslimiyetin ifadesi. 
Aynı zamanda kararlılığın sözcüklere dökülmesi.
Bir kere karar verdin mi tereddütsüz o kararda sabit kalarak yola devam edileceğinin kesinliğini anlatma. En kötü karar kararsızlıktan iyidir. 
Olmaz denilen ve mucize diye anlatılan bir çok başarıların arkasında kararlılık yatmaktadır.
Atalarımıza Anadolunun kapılarını  açan Malazgirt meydan savaşı ;azın çoğa nasıl galip geldiğinin cevabıdır. 
O biricik anahtarın da kararlılık olduğunun açık ifadesidir.
Başarı ve zaferin temel taşları kararlılık, inanç ve güvendir.
Başarı beyinde ve yürekte başlıyor ve bitiyor her daim.
Bu gerçek insanın her faaliyeti için geçerli. Savaş anında da geçerli. Barış anında da geçerli.
Anadolu anaların otağı olmuşsa eğer hep bu kararlı duruşu sergileyen sultanların, 
padişahların,hakanların ,başbakanların ve Hayme anaların sayesinde olmuştur. 
Ve olmaya devam edecektir.
Alparslan üzerinde beyaz elbisesiyle şehid olmaya hazırdır. Kefeniyle çıkmaktadır meydana. Böyle olunca gerisi kolay.
 Şehid olsa en ulvi bir makam olan şehidlikle,gazi olsa yine en şanlı bir makam ve kahramanlık olan gazilikle anılacaktır.
Meydandan kaçanlar yaşadıkları müddetçe alçaklıkla kolkola gezerken, ahirette de ateşle hemhal olacaklardır.
 Sultan Alparslan askerlerine bu akıbetleri hatırlatıyor ve herkesi hür iradesiyle başbaşa bırakıyor.
İkiyüz bin Bizans ordusu, kendisinin dörte biri kadar sayıda olan Alparslanın askerleri karşısında Allahın yardımıyle yenilgiye uğruyor. 
Hem de Hilal şeklinde vaziyet almış Alperenlerin içinde kaybolup gidiyor. 
Hilal karanlıkları aydınlatmanın taze bir başlangıcıdır.
Zalimleri ve onların zulümlerini hep ber taraf eder durur.
Haçlı zihniyeti hep iyilik ve güzellik tarumarını ortaya koymuş bir zihniyettir. 
Bu zihniyet Hilalın aydınlık ve yenilik düşüncesini anlayamamış , anlamak da istememiştir.
Bu gün de durum aslında farklı değildir.Hilal  yolunun yolcularının akan kanlarının da sebebi,bu zihniyetin insana bakışının bir sonucudur.Bir göstergesidir.
Malazgirt öğle sonrası tozduman.
İkindi sonrası  apaydınlık.
Öğle ikindi arası Malazgirt ovası lalere açmak üzere Anadolu'ya buyur ediyor, Sultan Alp Arslanın şahsında kadim sahiplerini.
Zafer hakkın ve hakka inananların olmuştur
Bu gün Türkiyem yorulmayı dinlenmek bilen dünya lideri başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde 2023 cumhuriyetin yüzüncü yılına hazırlanıyor.

Demokrasi havarileri kesilenlere demokrasi nedir anlatmak üzere.
Yönetmek diriltmektir, olduğunu göstermek üzere.
2053 İstanbulun fethinin altı yüzüncü yılına hazırlanıyor Türkiyem.
Fethin ihya,kalkınma,özgürlük ve adalet demek olduğunu hatırlatmak üzere.
Yine Türkiyem 2071  Malazgirt Meydan Düğününün Bininci yılına hazırlanıyor.
Anadolu'nun bin yıllık serüveninde, bu toprakların kime ve neye vurgun olduğunu  göstermek üzere.
Allah ; büyük insan Alpaslanın söylediği gibi halisane ve hilafsız , bu ülke ve insanımız için çalışanların yar ve yardımcısı olsun.
Malazgirt bir girizgah.
Anadolu destanının önsözü.
Hayat sürdükçe destanlar da sürüp gidecektir.

Alaettin GÜVEN   
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.