İnsan yaratıldığı günden beri birbiri ile uğraşmayı ve birbirini yıpratmayı bir insanlık geleneği haline getirmiş. Ama ilk bakışta nedenini anlayabilmek zor. Üzerinde tefekkür edilmesi gereken bir konu olduğu kanaatindeyim.
 
Düşünün cennetten yeryüzüne sürgün edilmişsiniz. Yeryüzünün sayısı en az olan yaratığısınız. Uğraşılması, mücadele edilmesi ve üstesinden gelinmesi gereken bir sürü sorununuz var. Yeme, içme, giyinme, sıcak, soğuk, barınma, hastalık, yeni dünyayı tanıma, bu dünyada sizinle birlikte yaşayan yaratıklarla beraber varlığınızı sürdürebilme, kendinizi tanıma , sizi bu dünyaya gönderen mutlak gücü tanıma, asli vatanınıza yani cennete geri dönebilmenin yollarını bulma veya bildirilmiş bu yolları takip edebilme.
 
Sizi bekleyen bu kadar sorun ve keşfedilmesi gereken bu kadar bu kadar bilinmeyen varken insan oğlu en başta neyi tercih ediyor???
Birbiri ile uğraşmayı kendinden olan kardeşini öldürmeyi.
Kabil kardeşi Habil’i öldürmeye karar verdiğinde babası yalvarıyor ama nafile. O içine düştüğü hırs, kin, nefret, ihtiras çukurundan çıkamıyor. Ben diyor da başka bir şey düşünemiyor. BEN.
 
Sen kimsin ey insan?
Sen ne için yaratıldın?
Sen yaratılmak ne demek kavrayabildin mi henüz?
Sen var oluşun sırrına vakıf olabildin mi?
Sen seni sen yapanın ne olduğunu buldun mu?
Seni var edeni tanıyabildin mi?
Sen bugün senin kendine ve günü geldiğinde seni var edenin sana soracağı bu soruların cevabını keşfettin mi?
Bu dünyaya sürgününün müebbet bir sürgün olmadığını bilmiyor musun?
Ya geri dönüş kapısını açtıracak yada sonsuz sıkıntılar denizine savrulacaksın.
Seni, en istemediğin ve seni en sevmeyen “ateş” kucaklayacak. 
Sen seni seven ve bu duyguyla var edene koşman gerekirken nerelere son sürat yol alıyorsun. Ulaştığını zannettiğin yüksek hız senin için aslında sandığın kadar yüksek bir hız değil. Ama sen bunun farkında değilsin. Maddenin seni kuşattığı ve ancak onu kullanarak ve ona sahip olarak elde edeceğin gücün peşindesin. Ama bu güç aslında senin asli gücünü yok eden ve seni senden alan bir güç.
Sen “İnsan insanın kurdudur” anlayışı ile sana kurulmuş tuzağın içine kendini attın.
Sen hiçbir engel tanımadan “bırakın yapsınlar, bırakın geçsinler” sözüne kulak vererek kardeşlerini kendine rakip bildin.
Amaç seni sana düşman etmekti farkına varamadın. Sana BEN dedirterek seni sana düşman etmek.

Sen ancak insan varsa varlığını devam ettirebilirsin. O zaman umursamazca tüm insanlığa açtığın bu savaşın anlamı ne?
Sen kardeşini öldürdüğün gün aslında ne kadar cahil olduğunu da fark ettin. Ama fark etmek değişimin sonunu getirmeye yetmiyor. Sadece bir başlangıca kapı aralıyordu. Sen aralanmış kapıyı sırtını dönerek kapadın ve cehalete yürüyüşü tercih ettin.
Sen ey insan dur, dur ve düşün. Bu gidiş nereye kadar?

Neden birbirinize yardımcı olmak üzere yan yana yaratıldığınız bu dünyada, birbirinizi yok etme açmazına düştünüz?

Baş başa, gönül gönüle verip bu dünyadan en karlı ve insanlık adına en iyi sonucu elde etme görevinizi unutarak birbirinizle uğraşmak, birbirinizi sınıflara, ırklara ve dinlere ayırarak yok etmeye kalkışmak size ne kazandıracak.
Sen kendi başına kazanamayacak şekilde yaratılmışsın. Kazancın birlikteliğine bağlı.
Sen mutluluğu yalnızlıkta bulamazsın. Unutma atan ADEM yalnızlığın acısı ile yıllarca göz yaşı dökmüş bir adamdı.
Sen söyle öyleyse neden öldürüyorsun? Sana bunu kim emrediyor?
Seni seven sana “öldürme” dedi. Peki sana öldür diyen kim? Kim insanı öldürmeni istiyor?
Seni bu dünya sahnesinden yine senle silmek isteyen kim?
Sen neden asıl hasmını unutup kendine kendini hasım kıldın?
Sana seni sevdirmeyen kim veya insandan başkasına sevgini kim yönlendirmeye çalışıyor?
İnsan sevilecek bir yaratık değildir seveceksen köpeği sev, balığı sev, ördeği sev, timsahı sev, böceği sev, angudu sev, dağı, taşı, ateşi, suyu sev ama insanı sevme diyen kim? Kim sana öldürmeyi emrediyor.
Sen insanı öldürerek ne kazanıyorsun? Kendin için umuda açılan yeni bir alemi yok etmenin dışında öldürmek sana ne kazandırıyor?
Unutma Sen varsan her şey var sen yoksan yokluk var.
 
SEN İNSANSIN KENDİNE YAKIŞANI YAP!
 

Mustafa Yeni Pazar 


 * Sitemizde ki Köşe Yazıları Yazarın Sorumluluğundadır. Sitemizdeki Yazı ve Haberler direk link verilerek paylaşılabilinir.  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.