DPÜ’de ’Dünü Unutma, Yarına Hakkın Olsun’ buluşması

Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde (DPÜ) düzenlenen 100. Yılında Milli Mücadele başlıklı konferansa Kurtuluş Savaşı komutanlarından Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir konuşmacı olarak katıldı.Fen Edebiyat Fakültesinin Germiyanoğlu...

DPÜ’de ’Dünü Unutma, Yarına Hakkın Olsun’ buluşması

Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde (DPÜ) düzenlenen 100. Yılında Milli Mücadele başlıklı konferansa Kurtuluş Savaşı komutanlarından Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir konuşmacı olarak katıldı.Fen Edebiyat Fakültesinin Germiyanoğlu...

15 Mart 2019 Cuma 11:54
DPÜ’de ’Dünü Unutma, Yarına Hakkın Olsun’ buluşması
banner89

Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde (DPÜ) düzenlenen 100. Yılında Milli Mücadele başlıklı konferansa Kurtuluş Savaşı komutanlarından Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir konuşmacı olarak katıldı.

Fen Edebiyat Fakültesinin Germiyanoğlu Yakup Bey Konferans Salonu’nda üniversitenin Ortadoğu Araştırmaları ve Diriliş Topluluğu ile Tarih Kültür ve Turizm Topluluğu düzenlenen etkinliğe Fen Edebiyat Fakültesi ve üniversitenin akademik ve idari personelleri ile öğrenciler katıldı.

Bu buluşmaları ’Dünü Unutma, Yarına Hakkın Olsun’ başlığıyla yaptıklarını belirten Timsal Karabekir, "Kars’ta gördüğüm bir yazıyı asla unutamıyorum: Tarihini bilmeyenin coğrafyasını başkaları çizer. Sizlerin karşısında bir tarihçi olarak bulunmuyorum. Hatta hiçbir şey olarak da bulunmuyorum. Yalnızca Kazım Karabekir Arşivi’nden bilgilere sahibim” dedi.

Sunumunda tüm katılımcıları Kazım Karabekir Vakfının İstanbul’daki Kazım Karabekir Müzesi’ne davet eden Timsal Karabekir, babası Kazım Karabekir’in hayatı ekseninde Osmanlı Devleti’nde ve Türkiye Cumhuriyeti’nde gelişen olayları fotoğraflarla aktardı. Karabekir, dedesi Mehmet Emin Paşa’nın Van ve Mekke’de aldığı görevlerde Kazım Karabekir’in de ona eşlik etmesini, daha sonra İstanbul’da Harbiye’yi birincilikle bitirmesini, Balkan Savaşları, Çanakkale Savaşları, Kut-ül Amare Savaşı ve Kafkas Cephesi’nde Kazım Karabekir’in aldığı görevleri ve ömrü boyunca 6 bine yakın çocuğun bakım masraflarını karşıladığını söyledi. Erzurum’da görev yaptığı dönemde Ermeniler tarafından çıkarılan olaylar sonucu katledilen Türkler hakkında Kazım Karabekir’in notlarını da paylaşan Karabekir, “Erzurum’a girdiğimde gördüğüm manzarada bölge halkının gülerek beni beklediklerini düşünerek mutlu oldum. Biraz yaklaşınca bu kalabalığın hareketsizce durduğunu fark ederek, normal olmayan bir durum olduğunu sezinledim. Daha da yaklaştığımda bu insanların Ermeni çeteler tarafından kazığa oturtularak öldürülen ve çeneleri acıdan sıkılmış insanlar olduğunu anladım. Burada gördüğüm manzarayı Allah hiçbir kuluna göstermeyi nasip etmesin” ifadelerine yer verdi.

"Karabekir o anda bağımsızlık yemini etti"

Karabekir,” Erzurum’dan sonra Kars’ı da yeniden Türk topraklarına katan Kazım Karebekir, Nahçıvan’ı da kurtardıktan sonra Bakü’ye yönelmişken Tebriz’de aldığı haberle İstanbul’a çağrılmıştır. Çünkü Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmıştır ve İstanbul’a dönmesi emredilmiştir. Kendisi Batum’dan yola çıkan gemiye küçük Japon bataryalarını yükleterek bunları Trabzon Limanı’nda bırakmış, bu bataryalar Kurtuluş Savaşı’nda ordumuzun çok işine yaramıştır. Kendisi İstanbul’a döndüğünde boğaza demirlemiş İngiliz gemilerini ve İngiliz askerinin bir subayımıza Türk bayrağının indirilmesi emrini verdiğine şahit olunca bağımsızlık yemini etmiştir” diye konuştu.

“Atatürk’ün son isteği babama iletilmedi”

Timsal Karabekir, askerlikten istifa eden Mustafa Kemal Paşa’nın tutuklanması için emir alan Kazım Karabekir’in bu görev için gittiği Erzurum’da yaşananları ise şöyle anlattı: “Bugün Erzurum Atatürk Evi olan bu evde, o değerli insan, Mustafa Kemal Atatürk kurtuluş mücadelesinin nasıl yürütüleceğini planlarken Cevat Paşa, Kazım Karabekir Paşa’nın kolordusuyla geldiğini haber verir. Mustafa Kemal Paşa, Kazım Karabekir’e verilen tutuklama emrinden haberdardır. Her şeyin bittiğini, Kurtuluş Savaşı’nın başlamadan bittiğini düşünür. Bu sırada Kazım Karabekir Paşa içeri buyur edilir. Kazım Karabekir Paşa içeri girer ve asker selamı vererek "Ben ve kolordum Milli Mücadelede emrinizdeyim Paşam!" der ve birbirlerine sarılırlar. Cumhuriyetin kuruluşunun ardından Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası bir iftirayla kapatılmıştı. Şeyh Sait İsyanı bu partinin kapatılmasının gerekçesi oldu. Bir süre sonra Kazım Karabekir’in aldığı ve bizim ilk evimizde çok talihsiz bir olay oldu. İzmir Suikasti Davası nedeniyle babam bu evden alındıktan bir süre sonra mahkemeye çıktı. Mahkemede yargılandıktan sonra beraat etse de bu durumdan çok etkilendi. Mustafa Kemal Atatürk’le araları açılsa da Atatürk Türk Dil Kurumu toplantısına babamı davet etmiş. Ama babam orada etten bir duvarla karşılaşmış ve Atatürk’le göz göze gelememiştir. Daha sonra Atatürk, hasta yatağında Kazım Paşa’yla helalleşmek istediğini bildirdiyse de bu haber babama ulaştırılmadı. Daha sonra babama ’Gider miydin?’ diye sorduğumuzda ’Elbette giderdim. O Mustafa Kemal’dir. Onun çağırdığı yere gidilir’ demişti" şeklinde konuştu.

Konferansın sonunda Timsal Karabekir’e üniversitenin altın anahtarı, teşekkür belgesi ve kitap hediye edildi.
banner178
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.