İnsanın bir dostu olmalı bu dünyada
Hasretiyle yandığı, ardından bakıp bakıp kan revan ağladığı
Yanımda olsa da şimdi, ah bir konuşsak gözlerimizin içine bakıp dediği
Hatıralarını bir inci gibi biriktirip sakladığı
Kitapların arasında saklanan bir gül kurusu gibi
Her akşam çıkarıp hatıralarını, dost kokusu alır gibi özlemle çekip içine
Ah dostum deyip ağladığı
 
Bir dostu olmalı insanın bu dünyada
Kimsenin sana inanmadığı bir anda
Çıkıp gelmeli yanına
Ve inanmalı Hazreti Ebubekir gibi sana
‘O söylüyorsa doğrudur’ diyerek seni savunmalı başkalarına
 
Bir dostu olmalı insanın bu dünyada
Hazreti Ali gibi bir dostu
Öldürüleceğini bildiği bir gecede, korkmadan senin yatağına yatabilen
 
Bir dostu olmalı insanın bu dünyada
Senin sevgine, senin aşkına asla ihanet etmeyecek bir dostu
Kendi konforunun sarsılmasından korkup,
Seni orada bırakıp, sırtını dönüp çekip gitmeyen bir dostu
Ölesiye yanında, dosta düşmana seni  ölesiye bir güzel savunan dostu
 
Bir dostu olmalı insanın bu dünyada
‘Yediğimiz iki tokatla dostluğumuzu satmayız biz’ diyen bir dostu
Yahut gecenin bir vakti kapısını çaldığınızda
Ne arıyorsun bu saatte diye size sormamalı
 
Öldüğünde toprağına kapanıp yüzüstü
Ağlamalı hıçkıra hıçkıra
Vefa ile anmalı seni ömrü boyunca
Her hatırladığında boğulmalı gözyaşlarına
Seni unutmamalı yaşadığınca
Ah dost ah dost
Ah dost diye içlenmeli, sızlamalı kemikleri
Karnının orta yeri acımalı adın her düştüğünde aklına
 
Bu dünyada insanın bir dostu olmalı
Gönlü kördüğüm gibi bağlanmalı sana
“Dost yüzün göremezsem
gözlerim nemdir benim” demeli Yunus gibi
 
Sen onun için yanmalısın, o da senin için yanmalı
Yusuf’un kardeşleri gibi seni kuyuya atmamalı,
Kuyuda bırakıp kaçmamalı
Bir derde düştüğünde sen
İlk elini uzatan o olmalı
Sen söylemeden seni anlamalı
En çok da susmanı anlamalı
Susarak konuşmanı
 
Bir dostu olmalı insanın bu dünyada
En küçük kurnazlık yapmamalı sana
Yaptığı gün sığınacak bir yer bulamamalı  utancından dünyada
Senin gözlerine bir daha bakamamalı
 
Bir dostu olmalı insanın bu dünyada
Can vermeli senin için, candan geçmeli
Ölmeli senin için, ölmeli
Dostum girmeden ben giremem cennetine ya Rab
Girmem cennetine ya Rab
Demelidir mahşer yerinde
Diyebilmelidir o hesap gününde
 
Böylesine dost denmez
Candost denir böylesine
 
İşte böyle dostları olmalı insanın yeryüzünde
Dostum dediği candostları
 
Sahi böyle bir candostunuz oldu mu hiç bu dünyada
Olmadı değil mi?
Atıp gittiler bir kuyuya sizi de Yusuf gibi değil mi?
Çekip gittiler nice candan sevdikleriniz
Saf bir aşkla gönül verdikleriniz
Unutup gittiler bütün sözlerini değil mi?
Ardına bile bakmadan gittiler değil mi?
Öylece bakıp kaldınız arkalarından değil mi?
Bakıp kaldınız oracıkta arkalarından kahırla
Nice aldatılmışlıklar
Nice kandırılmışlıklar içre bir çocuk gibi değil mi?
 
Nerede sana dildaşım diyenler
Nerede yoldaşım diyenler şimdi
Bir hiçlikte bırakıp gittiler o modern insanlar seni değil mi?
Modern insan seve seve ölemiyor
Ölesiye sevemiyor değil mi?
“Basit zevklerin ve ucuz cesaretlerin insanı”
Ah o modern insan var ya, ah o modern
Seni beş paralık bir dünya için satıp gidiyor değil mi?
 
 
 
Bir insanın sevdiği şarkıları olmalı,
Dönüp dönüp dinlediği.
Kitapları olmalı, sevdiği kitapları,
Dönüp dönüp okuduğu.
Sevdiği bir şehri olmalı
Gidip gidip dönmek istemediği bir şehri.
Bir yalnızlığı olmalı insanın,
İçine düştüğünde yalnızca kendine sığınabildiği.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.