Yerel seçimler yaklaştıkça sayın başkan aday adayları da, kıspetlerini giyip er meydanında âlâyişle peşrev çeken yağlı güreşçiler gibi, ilgili mahfillerde arz-ı endam etmeye başladılar. Bu dönemde hem aday adaylarının ve hem de seçmenin  elbette bazı önemli beklentileri var. Bir takım siyasî ikbal ve çıkar elde etme sevdasında olanlar  dışında, samimi başkan aday adaylarının beklentileri çok açık ve basit: Aday belirleme sürecinde, özellikle parti teşkilatındaki yetkili ve etkili çevrelere kendini beğendirerek kesin adaylık sürecine geçmek ve arkasından da seçimleri kazanarak halkın beklentileri doğrultusunda hizmete başlamak.

          Bu bağlamda,  halkın içinden biri olarak ben de,  çağımız koşullarında bir belediyeden alınabilecek hizmetleri âzamî derecede almaya aday olduğumu açıklıyorum.

           Örneğin; her bir hemşehrimizin hakkı olduğu gibi ben de, Kütahya’mıza doğal gaz gelmesine rağmen; soğuk kış  akşamlarında evden sokağa  adım attığımda çekinmeden alamadığım derin bir nefesi,  boğazımı yırtarcasına bir kömür kokusu hissetmeden, ciğerlerime hayat doldururcasına, hiç tereddütsüz içime çekerek   alabilmeye  adayım.
          Yüzümü gökyüzüne doğru çevirirken,  hemen gözüme takılan  delibaşı gibi darmadağınık kablo telleri ve çeşitli anlamsız küflü tabelalar, orada-burada asılı kağıt parçaları yerine; üzerinde daldan dala titreyerek  ve cıvıltı ile uçuşan   kuşların  sonsuz geometrik şekiller oluşturduğu,   üzerime dalları sarkan ağaçların  yemyeşil  yaprakları  arasından masmavi gökyüzünü seyretmeye adayım.

          Bu şirin tarihî Anadolu şehrimizin bile, özel gayretlerle beton yığını haline getirildiği günümüzde; içinde neşe ve güven  ile çocuklarımızın koşuşturup oynadığı,  küçük bahçelerle çevrili, bina yüksekliğinin yerden güneşin doğuşu ve batışını rahatlıkla izleyebilmeye uygun  olduğu bir mahallede oturmaya adayım.

          Devamlı asfalt vergisi alınmasına rağmen, yollarının asfalt bakımının seçime beş kala değil, gerekli oldukça her zaman yapıldığı; şehrin en merkezinde bile, insanın içini dışına çıkaran deve hörgücü gibi eğri-büğrü yollarının olmadığı; otomobili ile çarşıya çıkanların arabasını park edecek yer düşüncesi olmadan, normalde park yasağı olması gereken ana caddelerin kenarlarının yerel yönetim tarafından haraçla ücretli otopark haline getirildiği resmi-korsan parklar yerine, sık aralıklarla gerçek otoparkların olduğu; yaya yolunda park edilmiş arabalara sürtmeden  rahatça yürüyebileceğim; yazın tozdan, kışın  buzdan ve  çamurdan arındırılmış tertemiz  yolları olan şehrimizde,  insanca  bir hayat sürmeye adayım.

          Başını kabuğundan dışarıya çıkarmaya ürken bir kaplumbağa konumundan; baharın gelmesiyle beraber bütün güzelliklerini cömertçe dış dünyaya sergileyen açılmış bir gül goncası gibi, çevresine doğru plânlı bir şekilde açılırken, çevre düzenlemesiyle insanın içini açan, rûhunu okşayan göz kamaştırıcı bir şehir görünümüne kavuşmak Kütahya’mız için bir hayal olmasa gerek. Çevre illerle kıyaslanamayacak kadar tarihî ve doğal zenginliklere sahip olan kentimizin geleceğinde, bu rüyaları âşikâre görebilmeye adayım.

          Kısacası; şu dünya sürgünümüzü geçirdiğimiz şehrimizde, hayatımızı kolaylaştıracak, şehir yaşantısında karşılaştığımız sıkıntıları azaltacak, daha insanca yaşanabilir bir şehirde ömür sürmeye adayım.

          Aslında hepimiz aynı şeye aday değil miyiz?
 
                                                                                                                                 
03.11.2013
REŞAT UYAR
                                                                        
 
 
                                                                                  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.