Bir insan: ALİ KEHRİBAR

Adliye binasının (Tarihi Kütahya hükümet konağının) çaprazında, çarşı karakolunun karşısında ahşap bir evin altında güzel taşların sergilendiği bir dükkan dikkatinizi çeker. Önündeki kediler görüntüyü tamamlıyor. İşte Ali Kehribar o mekanın ve Kütahya’nın ayrıntılarının hafıza taşıdır.

Yenilerde dükkanını sevgi yoluna taşıyan Ali Kehribar abi, hükümet konağı karşısındaki dükkanındaki mütevaziliği ve bilgeliği peşinden getirmiş. Ramazan girmeden bir iki gün önce yeni yerlerine uğradım. Nazik eşi ve kendisiyle muhabbet bir türlü bitmek bilmedi: Ali beye her uğradığımda geçmişe, uzak diyarlara yada çevreye dair yeni şeyler duyuyorum. Aslında dünyada hiçbir şey birbirinden bağımsız değil ya…

Ali bey o gün bana boncuk nineyi anlattı. Hakkın rahmetine kavuşmuş olan bu teyze, evinde yağ tenekelerine ceviz diker, onları fidan olunca da Kütahya’nın değişik bahçelerine diktirtirmiş. Mesela Küçük Hamamın arkasındaki ceviz ağacını Boncuk Nine diktirmiş. Bazen Ali beye kolye uçlarını hazırlattırır, küçük paketlere koydurur çantasına koyar evine gidinceye kadar sokaktaki kız çocuklarına hediye edermiş. Bu yüzden çocuklar onun adını boncuk nine koymuşlar.

Ali bey’in yaptığı bütün işler, biriktirdiği anıları ve ilginç bilgileri paylaşabilmek için sanki… Taşlar, kediler, Kütahya’nı eski ahalisi, uzak doğudan ve orta asyadan gelmiş eşyalar sadece, Ali beyin bu dünyadaki iaşesiyle ilgili rolü için bir temsil… O yaptığı her şeyde, etrafındaki şeylerin değeriyle ilgileniyor. Onunla konuştuğunuzda bu şeylerin maddi karşılığının, onun hayatında ikinci hatta üçüncü planda kaldığını hissediyorsunuz.

Kütahya için farklı gözlerden hafızaların olması kadar güzel bir şey olamaz herhalde… geçirilen zamanı herkes aynı algıyla kaydını tutmaz ve hiç kimsede olayları bütün yönleriyle anlatma ve anlama imkanına sahip değildir. Bu nedenledir ki ne kadar çok farklı görüşten insanın anılarına başvurursak, o kadar çok gözden kaçırdığımız şeyleri fark ederiz. Mesela Mustafa Kalyon yazdıklarıyla ve okuduklarıyla tarih kaydının önemli bir parçası… Ancak o meslek olarak tarihçi değil, sadece kunduracı bir eşraf… O olmasa bugün  üniversitedeki sanat tarihi hocaları Kütahya’nın çeşmelerini araştırın diye bir ödev veremezlerdi.

Ali Kehribar da bir tarihçi değil (aslında kendisi Cumhuriyet gazetesi Kütahya temsilcisi) ama onun anısını ve bilgisini taşıdığı şeyler daha farklı ayrıntılar içeriyor. Aramızda böyle değerli insanlar varken oların taşıdıkları bilgiyi dinlemek gerekiyor. Ve biz Kütahya olarak çok şanslıyız….

Aliye Özkul

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.