Akil Adamlara gerek Kütahya’mızda gerekse başka yerlerde gösterilen tepkilerin beş ana sebebi olduğunu düşünüyorum;

1-     1-  80 yıl hiçbir konuda fikrini sormayan devletin bugün bu insanları vasıta kılarak fikrini soruyor olması insanlarımızı endişelendiriyor. İnsanımız, acaba bizi o kadar rahatsız edecek ne verecekler de alt yapısını yapmaya çalışıyorlar, şeklinde düşünüyor.

 2-  Bir anda ülkeyi terk etme ve sürdürdükleri eylemleri bitirme kararı verdikleri şeklindeki intiba, verilen çok önemli bir şeyler olduğu izlenimini güçlendiriyor.

3-  30 bin insanın canına mal olan süreçte üzülse de, canı yansa da, evladını yitirmiş olsa da “vatan sağ olsun” tepkisinden fazlasını pek vermemiş insanların sanki artık korktukları ve devletin bundan dolayı bir takım tavizler vermek zorunda kaldığı izlenimine yol açılıyor olması da  insanlarımızı etkiliyor. Artık kimse ölmüyor, daha ne istiyorsunuz, türü yaklaşımların rahatsız eden bir yönü de var.

4 -  İnsanımız mahallesinde, şehrinde gelip yerleşmiş Kürt, Arnavut, Boşnak, Macur(muhacir), Somalili hiç birisine bir istememezlik göstermediğini hatırlatarak biz o insanlara bir şey yapmadık. Devlet niye bizi ikna etmeye çalışıyor? Doğuya gitsinler, onları ikna etsinler, yaklaşımına neden oluyor.

5 - Suça karışan, teröre bulaşan insanların affa uğrama ihtimaline dair dedikodular, insanların adalet duygusunu yaralıyor.

Bütün bu durumlara karşılık olarak şu hususların hayata geçirilmesi sürecin daha sağlıklı ilerlemesine ve hedefe ulaşmasına vesile olabilir.

1-   1-  Devletin halka bakışındaki değişimin, devlet millet kucaklaşmasının, halkının değerleriyle savaşmayı varlık sebebi addeden zihniyetin bittiği vurgusunun bilhassa yetkililerce daha açık bir şekilde ve 80 yılın izini silecek kadar kuvvetli bir şekilde dile getirilmesi gerekiyor.

2-  Oslo dair bütün sürecin serencamı, en azından Akil Adamlarca halka açıklanmalı ve böylece halkımıza bir oldu-bitti ile karşı karşıya olunmadığının gösterilmesi gerekiyor.

3- Ulus devleti yerleştirmek için kötülendiği 9.Cumhurbaşkanı tarafından itiraf edilmiş olan Osmanlı bakiyesi, bin yıllık miras, bu topraklara dair tecrübelerden oluşan milli hafıza gün yüzüne çıkarılmalıdır.

4- Bilhassa doğudaki ve batıdaki sivil toplum örgütlerinin birbirlerini ziyaret etmesini sağlayacak imkanlar üzerine projeler üretilmelidir

5-  Adnan Menderes’in “Devri Sabık yaratmayacağız” şeklindeki ifadesiyle vaktinde adalet duygusu yaralanmasına sebep olan o günkü tavra benzer bir tavrın, şimdiki karar alıcılar için o günkünden çok fazla ve tahmin edilemeyecek yıpranmaya yol açacağı unutulmamalıdır.

6- Motivasyon olarak; sürecin başarılı olmasından sonra oluşabilecek gelişmelere dair zikredilen maddi ve refaha dair bir takım kazançların yanına muhtemel coğrafi gelişmeler üzerine de bir projeksiyonun, Akil insanlarca eklenilmesi gerekmektedir.

Not: Akil Adamlarla yapılan toplantıdaki ifadelerimin bazı yayın kuruluşlarında eksik, yanlış ve eklemelerle yer alması üzerine bu yazının yayınlanması gereklilik arz etti. Saygılarımla..

Mustafa ÖNSAY

* Sitemizdeki Köşe Yazıları Kaynak Gösterilmeden "Direk Link verilmeden" Kullanılamaz.

 

   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hamdi Hafızoğlu 2013-04-30 17:45:38

bu değerlendirmelerin tek bir satırına bile katılmıyorum. son derece sığ ve sürece (barışa) karşı olan çevrelerin ağzıyla, ezberlenmiş saçmalıklar bunlar.

banner126